BU ÜLKEDE İŞ İNSANI OLMAK | Bağcılar Haber
Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
NÖBETÇİ ECZANELER
Son Dakika Haberler
Sesli okuma özelliği ile bu haberin başlık ve kısa özetini sesli olarak dinleyebilirsiniz. SESLİ OKU OKUMAYI DURDUR

BU ÜLKEDE İŞ İNSANI OLMAK

kategorisinde, 27 Ara 2019 tarihinde yayınlandı
BU ÜLKEDE İŞ İNSANI OLMAK

Bu konuya değinmemin sebebi, son günlerde günlerdir gündemi meşgul eden Ankaralı iş insanımız Sinan Aygün olayı.

Bu ülkede iş insanı olmak ne karda zor.

Şunu diyemiyoruz, prosedürleri yerine getirdim, devleti yönetenlerin onayını aldım, aldım da, hala devletin onayını aldım diyemiyoruz, yönetenden yönetenlerden onay aldık diyoruz.

Diyoruz da fakat artık bana bir şey olmaz diyemiyoruz. Arkamda devlet var diyemediğimiz için.

İş insanlarımız ve vatandaş, gücü nispetinde devleti yönetenlerle hep bir kavga hep bir tartışma içinde. Yanlış anlamayın mahkemelerle değil.

Hazırlanan yasalar,

Toplumu dikkate almadan yazarsan…

Araziyi dikkate almadan yazarsan…

Hep bir açık kapı kalır. Bu kapıdan yöneten ve yönetilenlerden becerebilenler girer.

Bu durum öyle bir haksız rekabet yaratıyor ki, ekonomimizin dengesiz olmasının en önemli sebeplerinden biri olmuş durumda.

Kimse iş insanı olmak istemiyor. Özellikle uzun vadeli işlere kimse girmiyor bir an önce köşeyi döneyim kenara çekileyim bana devleti yönetenler bulaşmasın diyor.

Ülkemizde her konuda iyi kötü bir kanun ve yönetmelikler var fakat kaç yetkili varsa o kadar devlet var. Oturana göre bütün kurallar değişebiliyor.

Yasalardaki açık kapılar, iş insanlarımızın ve vatandaşımızın biraz daha fazla istemesine sebep oluyor.

İş insanımız Sinan Aygün devleti yönetenlerden onay alarak bir işe giriyor. Her yeni gelen idareci tepesine biniyor. Devlette süreklilik nerede atılan imzaların anlamı nerede? Devlet nerede? Yapılan tartışmada ruhsat ve eklerine aykırı hiçbir durumdan da bahsedilmeden.

Sanayicimiz hükümetler değiştikçe bulundukları ildeki belediye başkanları değiştikçe başlarına neler geleceği korkusu içinde değiller mi? Ters gitsen neler olabileceğini yazmama gerek var mı?

Ülkemiz de serbest piyasa ekonomisi uygulanıyor. Yani istihdamı sağlayan büyümemizin esas lokomotifi iş insanlarımıza, minnet duyup yanlarında olacağımıza sermaye düşmanlığı yapıp iş yaptıklarına yapacaklarına pişman edersek…

Bu yönetim anlayışı sonunda hep bir af çıkarttığından, nasılsa bir af çıkar mantığı, kuralların oturtulamamasına birilerinin zavallı duruma düşürülmesi devlete olan saygının ve güvenin zedelenmesine sebep olmaktadır.

Sonuç;

Devlete yani devleti yönetenlere güven olmayınca ülkemizde asırlık şirketler olamıyor. Markalar doğmuyor. Uluslararası şirketlerimiz yok.

Nereye kadar giderse mantığıyla iş yapılıyor. Zırt pırt iş değiştiriliyor.

İstikrarlı bir büyüme olmuyor.

Adaletli bir piyasa oturtulamıyor.

Çok iş yapan var fakat iş insanı diyebileceğimiz kişi sayısı kaç kişi.

Herkeste bir vurgun vurma mantığı oluştu.

Bu ülkede iş insanı olmak zor. Hem de çok zor.

Çözüm;

Yönetenler devlet ve millet adına yönettiğini bilecek serbest piyasadaki iş insanlarımızın aralarında fark gözetmeden, sadece denetleme görevini yüzde yüz adaletle yaparak,  hata yapmadan hata yaptırmadan en ufak bir kötü emsale izin vermeden, yönetimler yönetenler değişse de asla kuralların yönetim anlayışının devletleştiği, değişmeyeceği , serbest piyasa rekabet ortamının adil şekilde sağlandığı denetlendiği  bir devlet.

Yani devletin yönettiği bir devlet…….O ülkede iş insanı olmak ne kadarda güzel olurdu.

YORUM YAZ